Bütün zorlayıcı duyguların evrensel olduğunu bilseydik.
Utancın sadece bizde konaklamadığını,
Suçluluğun herkes için bir görevi olduğunu,
Korkunun herkeste, sadece cesareti aradığını bilseydik.
Onları bastırıp, yine de üzerini örter miydik?
Ya da içeride, derinlerde sıkı sıkı sarılır mıydık, kimseler görmesin diye?
Sanmam..
Kendimizi anlamak üzere çalıştıklarını keşfederdik.
Onların bize özel mesajları olan postacılar gibi olduğunu bilirdik.
Kendimizle aramıza, onlardan oluşan duvarlar koymaz, ifade etmekten de gurur duyardık..
Zor olanı seçmek zorunda değiliz.
Onları anlamanın kolay yolu; farketmek.
Farkedersem dönüşür,
Bırakırsam hafifler,
Kabul edersem genişlerim,
Esnetirsem kalıplarımı kendiliğinden açılır geçitler.